YÜREKTE İZ BIRAKIR
Acımın soyadını aradım durdum bunca zaman.\r\nKimliğim eksik,\r\nVaroluşum yarım,\r\nMutluluğum öksüz,\r\nCinayetlerimse meçhul kaldı esaretimde.\r\nParmak izimi gömdüm surlarına sevdanın, \r\nKi çözülmeye inat yine ben örmüştüm duvarları. \r\nSavunmasızlığıma düşmemeliydi arsız duygularım.\r\nKaçışlarımda kendimle yüzleştim gerçeklerin aynasında.\r\nÖzgürlüğüm memleketim sınırlarınca gezindi zihnimde.\r\nBu kentte kayboldum kimi zaman, kimi zamansa ufuktan ötesinde\r\nUçuşan kuşları aradım, sürgündüm. \r\nNe bir bayrağın hükmü geçerdi serseri adımlarıma, \r\nne de dalga dalga hüznümü okşayan rüzgara hüküm geçirebilirdim. \r\nPaslı bir giyotin beceriksizliğinde düşledim ruhumun azadını. \r\nKorkak bir yaşamın yalnızlığında üşüyordum.\r\nKalabalıklar arttırıyordu oysa yalnızlığımı. \r\nTürkülere tutundu gecelerim sonra...\r\n\r\n\"Gaybana geceler oy...\"\r\nRotasız gemisinde ömrümün, notasız bir ahenge kapıldım. \r\nHangi kıyıda barınırdı ki kimsesizliğim. \r\nHangi dağı sırtlasam kurtulabilirdim bu yangından. \r\nLavları engin denizlere taşıyabilir miydim bir başıma.\r\nYitik bir ışığa hasrettim. Güneşini çaldım evrenin hoyratça.\r\nYeryüzü acılıydı, sise boğuldu bir anda, kucakladı sımsıkı gökyüzünü.\r\nVe ben kayboldum vuslata eremeden... \r\nAcımasızca yargılanmalıydım, kuruldu darağacı. \r\nKimsesizliğim kadar saygınlığımla çağrıldım.\r\nVe son arzumu düşündüm ilk kez .\r\nAcımın soyadı neydi? Bulun onu bana...\r\nAcımın soyadı... \r\nAdın...